Bu satırlar, bir günde yazılmadı. Belki içimde yıllar öncesinde yazmak istediklerim vardı. Ama kelimelere dökülmesi bugüne ve bu gurbet yeri Avusturya’da Tiröl bölgesinin Telfs şehrinde nasip oldu.
Ben bu kitabı yazarken, bir şey anlatmak için değil, bir şeyi paylaşmak için kalemi elime aldım. Çünkü imamlık… sadece namaz kıldırmak değildir. Bazen bir cenazede susmak, bazen bir çocuğun sorusunda düşünmek, bazen de kimseye anlatılamayan bir derdi dinlemektir…
Bu kitapta okuyacaklarınız ne bir hayal ürünü ne de süslenmiş cümlelerdir. Bunlar, yaşanmış dakikaların, hissedilmiş duyguların ve kalbe dokunan hatıraların izidir.
Her gün bir hatıra… Ama aslında her hatıra, bir insana, bir kalbe, bir hayata dokunuştur. Eğer bu satırlar, bir kalbe dokunursa, bir insanı düşündürürse, ya da bir gönlü yumuşatırsa… İşte o zaman bu yazılanlar, yerini bulmuş demektir.
Bu kitap, anlatmak için değil, hissettirmek için yazıldı.
Ve belki de en çok da yıllar geçince kendime hatırlatmak ve
buradaki tanıştığım sevdiğim insanlara vefalı olmak için…